Bir fuar Sonrası Daha

Bakımın bir gereklilik değil ihtiyaç olduğunu söyler dururum ve yanılmadığımı, geçtiğimiz günlerde katıldığım Güzellik ve Bakım Fuarı’nda bir kez daha gördüm.

Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen Güzellik&Bakım Fuarı’nda her cilde uygun bakım ve tedavi yöntemlerini, dünyadan ülkemize taşıdığımız güvenilir sistemleri ve mesleki tüyolarımı meraklıları ile paylaştım. Yıllardır bakım denilince akla gelen kadınların yanına erkeklerin de eklendiğini ve bunun artık doğal bir hal aldığını görmek, biz uzmanların en çok hoşuna giden gelişmelerden biri. Aynı zamanda gençlerin de bakıma, uygulamalara ve bunların uzmanlarca tatbikine önem vermeleri, gelişmeleri yakından takip etmeleri hatta uygulamalara dair kafalarındaki soru işaretlerini paylaşmayı böylesine istemeleri güzellik sektörünün yelpazesini genişleterek büyüdüğünü gösteriyor.

Gençlerin ilgisi, güzellik ve bakım konusunda meraktan ziyade ilgili olmaları ve tüm detayları başarılı isimlerden öğrenmek istemeleri bu sektörün ne kadar olumlu bir grafik çizdiğinin kanıtlarından biri bence. Kendi alanlarında başarılı isimlerin yer aldığı fuarda ben de dünyadan ülkemize gelmesine öncülük ettiğim üç farklı uygulama ile yer aldım ve özellikle onların doğru bilinmesine, tanınmasına katkıda bulundum. Neyse ki basın aracılığıyla haberdar olan pek çok kişi bir de yakından görmek ve ilk ağızdan dinlemek istemişlerdi, çok keyifli bir buluşma gerçekleşti.
Ziyaretçilerimizle ışık peelingi, ultralift ve reactionradyofrekans yani cilt ütüsüne dair detaylı bilgileri paylaştım ve uygulamanın kesitlerini sundum. Daha sıkı ve genç bir cilde kavuşmak isteyenler için Ultralift mucizesini, cilt lekelerinden kurtulmak isteyenlere Türkiye’de sadece benim uyguladığım ışık peelingini, zamana meydan okumak isteyenler için ise ReactionRadyofrekans yani cilt ütüsünü sunmak benim için gurur vericiydi.

Fuardaki keyifli buluşmalarımız sırasında umut veren ve beni çok mutlu eden bir gelişmeden daha emin olduk. Daha önce cilt bakımı ve uygulamaları deyince 40 yaş ve üzeri kadınlar kapımızı çalıyordu. Oysa her durumda olduğu gibi cilt sağlığı ve bakımında da tedbirle geçen bir süreç çok şeyi değiştirebiliyor. Yani 20’li yaşlardan itibaren yaşa ve cilde uygun destekleyici bakımlarla ileride doğabilecek sorunlar önlenebiliyor ya da hafifletilebiliyor. Cildiniz fazla hasar almadan onu beslerseniz yılların yıpratıcı etkilerinden daha az etkileniyorsunuz. Ve şimdi gençler de ciltlerini nasıl korumaları gerektiğine dair düşüncelerle geliyor ve bilgi almak istiyorlar. Unutmamak gerekir ki bakım uygulamalarına, kürlerine belli bir yaştan sonra değil genç yaşta cildi koruyarak ve besleyerek başlamak daha doğru. Her cilde ve her yaşa uygulanacak doğru uygulamalarla, doğru yöntemlerle cildi genç tutmak bizim elimizde. Bunun artık daha geniş kitlelerce fark edilmiş ve biliniyor olmasından mutluluk duydum.

Ayrıca tanık oldum ki pek çok genç doğru eğitimlerden geçerek uzman estetisyen olmak ve sektörel gelişmelere öncülük etmek istiyor, bu işi son derece ciddiye alıyorlar. Gelecekte de emin ellerde olacağımızı hissettim. Ne güzel…

Bir kez daha anladım ki bakım, hem kadınların hem de erkeklerin çok ilgilendiği, merak ettiği ve öğrenmeye çabaladığı konuların başında geliyor. Yeni buluşmalar umuduyla…
Güzelliğinize..