Gençlik Getiren Aşı

Yıllar bize pek de bonkör davranmıyor aslında. Seneler zaman içinde cildin nemini silip süpürüyor ve cilt kuruyup pul pul dökülmeye, sahip olduğu gençliği yitirmeye mahkûm kalıyor. Ama bakım sektöründeki teknolojiler, araştırmalar sayesinde cilt mahkûmiyetini delip geçiyor. “Nasıl oluyor bu” dediğinizi duyar gibiyim. Hemen söyleyeyim: Gençlik aşısı sayesinde.

Gençlik aşısını, en kolay ifadeyle bebek cildinde bulunan hyaluronik asit yapısının cilt altına enjekte edilmesi olarak açıklayabiliriz. ‘Peki, bu uygulamanın diğer uygulamalardan farkı nedir’ soranlara hemen cevap vereyim. Aradaki fark; bu uygulamada hyaluronik asidin saf halde bulunması nedeniyle soğuk zincirle muhafaza edilmesi ve yine saf haliyle uygulamaya geçilmesidir.

Ne yazık ki yıllar ve dış etkenler cildimizde bulunan hyalunorik asit üretimini maalesef azaltıyor. Bu yüzden de ciltte matlık, nemsizlik, solgun renk, sarkma ve kırışıklıklar gözlemleniyor. Başta yüzümüzde olmak üzere cildimizde gözlemlediğimiz bu tür değişikliklerin sebebi cildimizin hyalunorik asidi kaybetmesidir. Bu uygulama esnasında bebeklerin cildinde bulunan hyralunorik asit cilde enjeksiyon aracılığıyla uygulanıyor. Ağrı eşiği düşük hastalar için uygulamada lokal anestezik kremler kullanıldığı için acı duyulmuyor. Doğal olarak da sosyal hayat etkilenmiyor. Sabırsız hastalarımız için sorun yaratmayan uygulamalardan biri.

İki haftalık aralıklarla 3 seans uygulanması ciltte gözle görülür farklılıklar gözlenmesine yeter. Beklenen sonuç, yılların uzaklaştırdığı bebeksi yumuşak ve parlak cildin size yeniden yaklaşmasıysa denemeye değer…
Güzelliğinize…