Whatsapp

Dudak İyileştirme Mi Yoksa Alt Yüz Toparlama Mı?

Dudak iyileştirme mi yoksa alt yüz toparlama mı?

Size yüzünüzde en önemli bölge neresi diye sorsam, cevaplar “göz çevresi ve dudak” olarak yoğunluklu gelir. Bundan önce göz çevremizden ve yapılması gerekenlerden her Cuma yazdığım yazılarımda bahsettim. Bu hafta size dudak ve dudak çevresinden yani alt yüz olarak da nitelendirdiğimiz bölgeden bahsetmek istiyorum. Keyifli okumalar dilerim.

Dudak imge olarak güzel kadını çizerken, tasvir ederken ressamlara, şairlere konu olmuştur. Güzel kadın ve dudak birbirinden ayrılmayan iki kavram olarak tarih boyunca karşımıza çıkar. Kleopatra’nın dudaklarını belirginleştirmek için kırmızıya boyadığı kimi kaynaklarda yazar. Yakın zamana geldiğimizde ölümünün üzerinden çok zaman geçse de sinemada ilk kez dudak çerçevesi ile sürdüğü kırmızı ruju ile Marilyn Monreo gelir. Yine efsanevi sinema oyuncusu Birgitte Bardo kalemle dudaklarını belirginleştirmesini ve mat renkte rujlar tercih etmesinin tek sebebi ise dudaklarını daha dolgun gösterme çabasıdır. Bu da bize kadınların her dönemde dudaklarını belirginleştirmek ya da daha dolgun göstermek için özel uğraşlar verdiğini gösteriyor.

Ancak bugün konumuz sadece dolgun dudaklar değil. Çünkü dudaklarımız da yüzümüzün diğer bölgeleri gibi 27 yaşına kadar kolajen üretiminin devam etmesi nedeniyle 30 yaşına şeklini ve dolgunluğunu korur. Sonrasında ise kolajen kaybının her sene %1 oranına bağlı olarak hacmini kaybeder, söner, içi boşalır. Bunun yanı sıra dudağın üzerinde dikey olarak belirmeye başlayan ve barkod çizgileri olarak adlandırdığımız kırışıklıklara elastin (kolajen) bağlarındaki kopmalarla birlikte başlar. Sigara içenlerde bu çizgiler daha önce oluşur ve mimik yapmadan bile görünür bir hal alırlar.

DUDAKLARINIZI YÜZÜNÜZDEN BAĞIMSIZ DÜŞÜNMEYİN!

Göz çevremizi, kaz ayağı çizgilerini iyileştirirken özellikle yaş almaya bağlı olarak içi boşalan, hacmini kaybeden dudaklarınızı ve yaş almadan nasibini alan alt yüz bölgesini de görüntünün bütünlük göstermesi açısından sakın “pas” geçmeyin.

Barkod çizgilerine ve gülerken görünen diş etlerinin görünmemesi için Botoks…

Farklı etkenler yaş faktörüyle birleşince üst dudağa paralel olarak beliren barkod çizgilerinin iyileştirilmesi ve gülerken 1-2 mm görünen diş etleri için botoks sıkça önerdiğimiz bir çözümdür. Tüm botoks uygulamalarında olduğu gibi kişiden kişiye kalıcılık süresi değişen botoks, 4-6 ayda bir tekrarlanmalıdır. Ancak bu sürede uygulamanın kalıcılığını arttırmak için zaten sağlık açısından zararlı olan sigarayı bırakmanızı da öneririm.

Alt yüz bölgesinde yaş alma ile ortaya çıkan mutsuz ifadeyi ortadan kaldırmak için de botokstan yararlanıyoruz.

Bunun yanı sıra yüz gençleştirmede ve yenilemede kullandığımız fraksiyonel lazer, kimyasal peelingler (dudak çevresinde kullanılabilecek olanlar) özellikle ince çizgilerin giderilmesinde önerebileceğim diğer uygulamalar.

Barkod çizgilerini botoks ile ortadan kaldırdıktan sonra hala dudaklarınız sizi mutsuz ediyorsa dudak dolgusu deneyebilirsiniz. Dudaklarda hyaluronik asit bazlı dolgular ile bir yıla yakın hayalinizdeki hacimli, dolgun dudaklara sahip olabilirsiniz. Belirtmek isterim ki dudaklarınızda kalıcı ya da yarı kalıcı dolgular kullandırtmayın, çünkü bu dolgu çeşitleri dudağınızda kalacak ve belki de siz bir süre sonra bu görünümden sıkılacaksınız. Hyaluronik asit bazlı dolgular dudaklarınız için özel geliştirilmiş olup, dudağınızın nem tutma kapasitesini arttırarak en doğal görünümü almasını sağlayacaktır.

Alt yüz dendiğinde yine sarkma ve sıkılık kaybı ile derinleşen burundan ağzımızın iki yanında birer oluk olarak inen ve yaş alma ile birlikte derinleşen nazolabial oluklar da kişiye mutsuz, sinirli bir ifadeye neden olur. Bu çizgilerin görünümünü iyileştirmede farklı yöntemler öneriyoruz. Birinci yöntem cilt sarkmalarını gidermek ve sıkılığı arttırmak için uyguladığımız cihazlı uygulamalar ya da yine hyaluronik asit bazlı dolgu… Bu bölgeye uygulanan dolgunun yoğunluğu dudaklara uygulanandan farklıdır.

Yazımı bitirmeden önce özellikle belirtmek istediğim bir konu var… Lütfen kulaktan dolma, birine iyi geldiği için bir şey asla kendinize uygulatmayın. Muhakkak işinin ehli, eğitim almış kişileri ve klinikleri tercih edin. Her ne kadar işimiz güzellik, estetik de olsa söz konusu olan sağlığımız.

Keyifli bir hafta sonu dilerim,
Pervin Dinçer