Whatsapp

Cildimiz için Altın Kelime “Anti Aging”

Anti aging yani kelime karşılığı ile yaşlanma karşıtı kavramını özellikle son yıllarda daha çok duymaya, okumaya başladık. Tıbbın her alanında insanın daha uzun, daha sağlıklı yaşaması için anti aging araştırmaları durmaksızın devam ediyor. Yaşlanma belirtilerinin ilk kendini göstermeye başladığı yüz bölgesi için de anti aging vazgeçilmez bir kavram. Çünkü artık insanlar yaş alma belirtilerini ötelemek ya da daha geç tanışmak istiyor.

Bu haftaki yazımda anti aging nedir, cildimiz için neden anti aging önemli bundan bahsetmek istiyorum. Keyifli okumalar dilerim.

İlk göz çevresinde ortaya çıkmaya başlayan ince çizgiler, kolajen üretiminin durması ve otuz yaşından sonra azalmaya başlaması elastikiyet ve doku kaybı ile tanışmamıza neden olur, sonuç sarkma, yüz ovalinde bozulma, dekolte ve boyunda yaş alma belirtileri ile hayatımıza girer. Daha ileri dönemlerde bu belirtilere cilt lekeleri de eklenir. Ancak yaşlanma belirtileri sadece yaş almakla ortaya çıkmıyor. Serbest radikal dediğimiz, iç ve dış faktörler hücrenin yaş alma sürecini hızlandırıyor. Buna yeme, içme gibi keyif alarak yaptığımız kişisel alışkanlıklar, uyku düzeni, hareketsiz yaşantı, kimi hastalıklar, ilaç kullanımı, özellikle büyükşehirde yaşıyorsanız çevre kirliliği, gün içinde maruz kaldığınız stres hücrenin yaşlanmasını hızlandıran faktörler.

“Peki o zaman ne yapmalıyım?” diye soruyorsunuz değil mi? Bana gelen danışanlarımla zaman zaman aramızda geçen diyaloglarda onlara sadece cilt bakımı yaptırmak ya da yüzümüzdeki çizgilere müdahalede bulundurarak bu süreci durduramayacağımızı ya da yavaşlatamayacağımızı söylüyorum. Anti aging uygulamalarla hücreyi iyileştirmek, desteklemek çok önemli. Yalnız biz cildinizi iyileştirirken etkilerinin uzun sürmesi için de alışkanlıklarınızı değiştirmenizi ya da düzenlemenizi isteyebiliyorum. Çünkü yapılan cilt uygulamalarının daha uzun soluklu olması için anti aging’i bir hayat felsefesi olarak kabul etmeli ve uygulamalısınız.

 

Cilt için anti aging ne demek?

Cilt için anti aging zarar görmüş dermisin onarılması, yenilenmesi ve kolajen üretiminin hızlandırılması anlamına gelir.  Bunu hangi yöntemle yapacağımıza da cildin durumuna göre karar veriyor, soruna yönelik uygulama protokolleri ile cildi destekliyoruz.

Anti Aging etkisini hızlandırmak için neler kullanıyoruz?

Somon balığının nükleotidlerinden geliştirilen Somon DNA Aşıları, içeriğinde Mannitol bulunan H100 nem aşısı, bunun yanı sıra hücredeki oksitlemeyi iyileştirecek güçlü bir antioksidan olan E Vitamini, serbest radikal hasarına karşı kalkan oluşturmada etkili A Vitamini, özellikle göz çevresinin iyileştirilmesinde etkili K Vitamini, lekelerin oluşmamasında etkili C vitamini, büyüme faktörleri yani protein peptidleri, cilt için hazırladığımız protokollerin vazgeçilmez savaşçıları…

Hangi yöntemler?

Cildin yaşı, durumu uygulanacak yöntemi belirlemede en önemli etken. Ancak bugüne kadar yazılarımda paylaştığım, kliniklerimde uygulanan mezoterapi, prp, dermapen, kök hücre uygulamaları, kimyasal peelingler, cihazlı cilt ve vücut uygulamaları, lazer teknolojileri, terapi bakımlar hepsi anti aging etkili yani yaş belirtilerini iyileştirme için kullanılıyor. Bunun yanı sıra yaş almanın izlerini, ince kırışıklıkları iyileştirmede botoks, yüz ovali oluşturmada, dudak ve dudak çevresinde kullandığımız dolgular da fiziksel anti aging yapan uygulamalardır.

 

Yaşlanma belirtilerini ötelemek için anti aging için neler yapılabilir?

Belki çok klasik olacak ama yaz öncesi diyetlerinizde uyguladığınız beslenme alışkanlıklarını (tuz-şeker- karbonhidrat tüketimi) hayatınızın geneline yaymalı, eğer varsa sigara- alkol gibi alışkanlıklarla vedalaşmalısınız. Hazır gıdalar, boyalı gazlı içeceklere sınırlama getirmeli, daha çok su içmelisiniz.  Beslenmenizi düzenlerken sağlıklı beslenme uzmanları, bu konuda uzmanlaşmış doktorlarımızı takip etmeli, önerilerini de uygulamalısınız.

Daha çok hareket etmeli, oksijenin hücrelerinize ulaşması için yürümeyi alışkanlık haline getirmelisiniz. İmkanınız varsa amatörce de olsa bir spor dalı ile ilgilenmelisiniz.

Kliniklerimde uygulanan protokolleri güçlendirmek için evde muhakkak günlük cilt bakım rutininize devam etmelisiniz.

Cildin düşmanı olan fotosel yaşlanmadan etkilenmemek için güneş koruyucu kullanmayı ihmal etmemelisiniz.

Bu yazdıklarım inanın uzun vadede cildinizde ve vücudunuzda etkilerini göreceğiniz ve yaşam biçiminizi, kalitenizi arttıracak alışkanlıklar olacak.