Mucizevi içerikler…

Mucizevi içerikler…

Herkese merhaba, her hafta elimden geldiğince yazılarımda sizlere farklı sorunlar için neler yapılması gerektiğini, sizlerden gelen sorulara cevaplayıp, mevsimsel olarak iyileştirme uygulamaları, yöntemlerine yer veriyorum. Bu hafta ise adını sıkça duyduğunuz, bizim iyileştirme uygulamalarında kullandığımız, sizlerin ev bakımında kullandığınız kremlerin içeriğinde yer alan, adını sıkça duyduğunuz maddelerin ne işe yaradığını yazmak istiyorum. Keyifli okumalar diliyorum.

 

Mucizevi içerikler…

Bazen bir yazıda, bazen bir reklamda karşımıza çıkan ya da size “Cildinin buna ihtiyacı var, bunu mutlaka kullanmalısın” diye size önerilen ürünlerin ana maddesini oluşturan ve “Bu ne acaba” diye düşündüren maddelerin en başında Hyaluronik Asit geliyor… Peki nedir Hyaluronik Asit?  Hyaluronik Asit, ciltte doğal halde bulunan, cilde canlılığını, tazeliğini veren, cildin elastikiyetini sağlayan bir proteindir. Yaş aldıkça maalesef azalmaya başlar. Bu da cildin neminin azalmasına, kırışıklıkların oluşup, cildin elastikiyetini kaybetmesine neden olur. Yani ciltte yaşlılık belirtilerinin görülmesine neden olur, ama burada belirtmek isterim ki özellikle kuru ciltlerin hyaluronik aside daha çok ihtiyacı vardır.

Büyüme faktörü (growth factor) yani peptidler bizim cilt uygulamalarında sıkça kullandığımız başka bir etken madde. Cilt hücrelerinin büyümesinden ve onarımından sorumlu proteindir. Yaş alma sürecinde ise özellikle cilde uygulanan radyofrekans, lazer gibi cihazlı uygulamalarda hücre onarımını hızlandırmak, cilt hücrelerinin tazelenip, yenilenmesi için kullanılır.

Sağlıklı ve bakımlı cilt dendiğinde anti aging (yaşlanma karşıtı) kavramı hep karşımıza çıkar. A vitamini (retinol ve karoten) ciltte en iyi anti aging etkisini yaratan madde desem asla abartı olmaz.  Güneş lekelerinin iyileştirilmesi, leke tedavilerinde kullanılan A vitamini, cildi güneşe karşı korumak için iyi bir savaşçıdır. Bu yüzden de UVA koruma sağlamada etken madde olarak kullanılır. Unutmamalıyız ki cilt yaşlanmasında en büyük etkenlerden biri fotosel yaşlanma olarak nitelendirdiğimiz güneş hasarıdır.

Antioksidan kelimesini duyunca aklınıza ne geliyor? Oksitlenme hücre yaşlanmasının en büyük sebeplerinden biri… Serbest radikallerin cilt hücrelerinde yol açtığı hasara karşı hücreyi korumak, iyileştirmek için bilinen en güçlü antioksidan olan E vitamininden faydalanıyoruz.  UV hasarı, yaşlılık lekelerinin görünümünün ve cilt kuruluğuna bağlı olarak gelişen ince çizgilerin iyileştirilmesinde E vitamini önemli bir rol oynar.

Sağlıklı, sıkı bir cildin sırrı sizlerin de bildiği gibi kolajen… Ancak ne yazık ki kolajen miktarı 30 yaşından sonra her sene %1 oranında azalıyor. Biz de dışarıdan müdahaleler, uygulamalar ile kolajen üretimini arttırmak için çalışıyoruz. C vitamini yani askorbik asitin klinik formu olan laskorbik asit kolajen üretiminin artması için müdahalelerde klinik formunu kullandığımız bir vitamindir. C vitamini kolajen üretiminin artırması desteklenmesinin yanı sıra leke tedavilerinde kullanılır. Ciltte aydınlatıcı etkisi, renk düzenleyici etkisi vardır.

Doğada birçok meyve ve sebzede doğal halde bulunan birçok madde aslında genel vücut sağlığı üzerinde ne kadar faydalı ise cilt için de bir o kadar faydalı oluyor. Klinik ortamda hazırlanan içerikler hep doğanın bize sunduğu faydalı içerikler üzerinde ARGE çalışmaları yapılarak geliştiriliyor. Resveratrol de antioksidan etkisi kanıtlanmış, vücut ve cilt sağlığında yaşlanmayı geciktirici etkileri olan bir madde. Lazer teknolojileri ile birlikte cilde uygulandığında antioksidan etki yaratır, hücre onarımını hızlandırır, serbest radikallerin hücrede yarattığı tahribatı iyileştirir.

Ancak ciltlerin tek sorunu yaş alma belirtileri, nemsizlik, sıkılık kaybı vs olmayabilir; akne ve sivilceler özellikle genç danışanlarımızın bize gelme sebebi diyebilirim. Akne ve sivilce sorunu olan ciltlerde kimyasal peeling uygulamaları uygulanan protokolün bir parçasıdır. Salisik asit bu peelinglerin içeriğinde yer alan bir maddedir. Cildin ölü hücrelerden arındırır, aynı zamanda yatıştırır.

 

Cildimiz için kullandığımız etken maddeler yazıda ismi geçenlerle sınırlı değil, ara ara farklı zamanlarda içerikler hakkında yazmaya devam edeceğim.

Ancak yazmadan geçemeyeceğim bir konu da bu içerikleri muhakkak uzman önerisi ve cildinizin ihtiyaçları belirlendikten sonra oluşturulacak uygulama protokolü ve reçete ile kullanmanız çok önemli. Bazen kulaktan dolma bilgiler ya da eş dost tavsiyesi ile aldığımız ürünler ya da merdiven altı diyeceğimiz hiçbir yetki ve bilgisi olmayan kişiler tarafından uygulanan bakımların cildinize yarardan çok zararı dokunacaktır.  Hep söylediğim gibi cildimiz bizim en değerli hazinemiz, uzman ellere emanet etmeli, kıymetini iyiyken bilmeli gereken yatırımı yapmalıyız. Sevgiyle kalın…